Mirasbırakanın (muris), mirasçılardan birini veya birkaçını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla taşınmazlarını üçüncü kişilere ya da kayırdığı diğer mirasçıya gerçekte bağışladığı halde tapuda satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi devretmesi uygulamada muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) olarak adlandırılır.
Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanunu genel hükümlerine göre muvazaalı (danışıklı) işlemler geçersizdir. Bu yazıda; 01.04.1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı, muris muvazaasının unsurları, ispat araçları ve tenkis davası ile farkları ele alınmıştır.
Muris Muvazaasının Unsurları ve 1974 Tarihli YİBK
Muris muvazaası davalarının temel dayanağı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı kararıdır. Bu karara göre:
Bir kimsenin; mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamış olması halinde, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın tüm mirasçılar görünürdeki satış sözleşmesinin muvazaa nedeniyle geçersizliğini ileri sürerek tapu iptal ve tescil davası açabilirler.
Muris muvazaasından söz edebilmek için 4 unsurun bir arada bulunması gerekir:
- Görünürdeki Sözleşme (Satış veya Ölünceye Kadar Bakma): Tapuda resmi memur önünde yapılan ancak tarafların gerçekte istemediği sözleşme.
- Gizli Sözleşme (Bağış): Tarafların gerçek iradesini yansıtan ancak tapuda şekil şartına uyulmadığı için geçersiz olan bağışlama.
- Muvazaa Anlaşması: Muris ile devralan tarafın görünürdeki sözleşmenin hüküm doğurmayacağı yönündeki anlaşması.
- Mirasçıları Aldatma Kastı: Murisin asıl amacının diğer mirasçıları terekeden mahrum bırakmak olması.
Muris Muvazaası Davasında İspat ve Yargıtay Kriterleri
Muvazaa iddiasında bulunan mirasçılar murisin tarafı değil üçüncü kişi konumunda olduklarından, muvazaa iddiasını tanık dahil her türlü delille ispatlayabilirler. Yazılı delil başlangıcı aranmaz.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi incelemelerinde şu olguları re’sen araştırır:
- Murisin Satış İhtiyacı: Murisin olay tarihindeki malvarlığı, geliri, emekli maaşı ve ekonomik gücü (Taşınmaz satmaya ihtiyacı var mıydı, paraya sıkışık mıydı?).
- Devralanın Alım Gücü: Taşınmazı devralan mirasçının veya üçüncü kişinin o tarihteki yaşı, mesleği ve gelir düzeyi (Satış bedelini ödeyecek gücü var mıydı?).
- Bedeller Arasındaki Fahiş Fark: Tapudaki resmi satış bedeli ile taşınmazın devir tarihindeki gerçek serbest piyasa rayiç değeri arasındaki orantısızlık.
- Yöre Gelenekleri ve Aile İçi İlişkiler: Erkek çocuk kayırma, ikinci eşe mal aktarma veya belirli bir mirasçı ile yaşanan husumet gibi psikolojik ve sosyolojik saikler.
Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süre Var mıdır?
Muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davalarında herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre bulunmamaktadır. İşlem baştan itibaren mutlak butlanla geçersiz olduğu için, mirasbırakanın vefatından sonra her zaman dava açılabilir. Ancak mirasbırakan henüz hayattayken bu dava açılamaz; zira hayattaki kişinin terekesi doğmamıştır.
Saklı Pay ve Tenkis Davası ile Farkı Nedir?
- Tenkis Davasında (TMK m. 560): İşlem muvazaalı değildir; muris taşınmazı açıkça bağışlamış veya vasiyet etmiştir. Ancak bu tasarruf diğer mirasçıların kanuni "saklı payını" zedelemektedir. Tenkis davasında 1 ve 10 yıllık hak düşürücü süreler vardır.
- Muris Muvazaasında: İşlem danışıklıdır ve tamamen geçersizdir. Sadece saklı pay değil, mirasçılık payının tamamı oranında tapu iptali talep edilir.
Görüşme Öncesi Hazırlanabilecek Belgeler
- Veraset ilamı (mirasçılık belgesi),
- Dava konusu taşınmazların güncel ve geçmiş tapu kayıtları (resmi senet fotokopileri),
- Murisin ve devralan kişinin banka hesap hareketleri,
- Varsa mirasçılar arasındaki yazışmalar, tanık listesi ve delil belgeleri.
Mirastan mal kaçırma davalarında hak kaybına uğramamak için büromuzdan hukuki destek alabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Soru: Babam tüm taşınmazlarını tapuda 'Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi' ile erkek kardeşime devretmiş. Bu devri iptal ettirebilir miyim? Evet. Uygulamada mirasbırakanlar satış yerine genellikle 'Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi' düzenleyerek diğer mirasçılardan mal kaçırmayı hedefler. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre; murisin gerçek bir bakıma ihtiyacı olup olmadığı, murisin ekonomik gücü, bakımı üstlenen çocuğun mali durumu ve devredilen taşınmazların tüm malvarlığına oranı incelenir. Murisin bakıma muhtaç olmadığı halde makul bir bakım karşılığı olmaksızın tüm malvarlığını tek bir çocuğa devrettiği anlaşılırsa, işlem muvazaalı sayılarak tapu iptal ve tescil kararı verilir.
Soru: Mirasbırakanın sağlığında bankadan çektiği nakit parayı bir çocuğuna elden vermesi muris muvazaası sayılır mı? Hayır. 1.4.1974 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı yalnızca tapuda kayıtlı taşınmazların devri ile sınırlıdır. Mirasbırakanın sağlığında bankadaki parasını, hisse senetlerini, ziynet eşyalarını veya araçlarını bir mirasçısına devretmesi muris muvazaası davasına konu edilemez. Diğer mirasçılar bu durumda ancak mirasbırakanın vefatından sonra TMK m. 560 vd. uyarınca 'saklı pay tenkis davası' açarak saklı paylarını talep edebilirler.
Soru: Muris muvazaası davası açmak için belirli bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre var mıdır? Hayır. Muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davalarında herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre bulunmamaktadır. Muvazaalı işlem hukuken baştan itibaren kesin hükümsüz (butlan ile malul) olduğu için, mirasbırakanın vefatından sonra 5 yıl, 10 yıl hatta 20 yıl geçse dahi her zaman dava açılabilir. Ancak delillerin ve tanıkların kaybolmaması adına vefatın ardından gecikmeksizin davanın açılması tavsiye edilir.
Dayanaklar ve kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 560–571 ve 706
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 19
- Yargıtay İBK 01.04.1974 T., 1/2 sayılı Kararı
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Somut olayın belgeleri, koşulları ve uygulanacak mevzuat ayrıca değerlendirilmelidir.